Oº°_คяςђєร_°ºO's profile-(•·÷[ ¤ _ ' μέśцł ' _ ...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
-(•·÷[ ¤ _ ' μέśцł ' _ ¤ ]÷·•)- |
||||||||||||||||||||||||||||
|
teşekür ederim....
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
╬ รเlє๓ ╬wrote:
04,03,2008
bu tarihi unutmak mı asla...
bir anda hayatımın anlamı oldun... sensiz nefes alamadım... tamam çok kavga ettik ama bunlar tuzu biberi... iyiki hayatıma girdin..
bi anda bu kadar çabuk birini bu denli sevebilceğimi sanmıyordum ama farkettim SENİ NE ÇOK SEVDİĞİMİ... anlatsamda anlamayacağın duysanda inanmayacağın kadar çok sevdim.. kimsenin ve bizim ikimizin anlamayacağı kadar büyük sevgim... iyi ki varsın iyi ki yanımdasın..... sana sözlerimin ardı arkası kesilmez ama sen biliosun hislerimi, duygularımı.... bunu da öğren; İLK KEZ İSTEYEREK CANI GÖNÜLDEN GÜLÜYORUM...
öyle böyle değil..... SENİ GERÇEKTEN ÇOK SEVİYORUM canım SEVGİLİM iyi ki hayatımdasın......
Her gün bir adım daha yaklaşıyor ölüm
Bir adım daha çekiyor bizi kendisine
Bir adım daha çok seviyorum seni Bir ömür kadar beklerim seni Her yeni gülüşte her yeni adımda Sen gelirsin aklıma Hiç bıkmayacağım bir hayalle Sen varsın yarınlarda Hadi ölüm al beni yanına Ama unutma... Sen beni alabilirsin ama Aşkımı asla.... Hadi zaman geç hızla Sen geç ki bizi birbirimize bağla Hadi dünya dön dönebildiğin kadar Sen döndükçe sevgim artar Hadi sevgilim ağlat beni Gözümdeki yaşlar kadar seveyim seni
Durma kalbim hızlıca at Sen atki çoğalan aşkıma aşk kat Hadi sevgilim güldür beni Seninle ben mutluyum sanki Bırakma ellerimi İşte ozaman yıkarsın hayallerimi Tut, sıkıca tut ellerimi
Kan akıncaya kadar tut bırakma Sensiz bu dünyanın olmaz Sev beni sevgilim Aşkıma aşk kat
Dudağında bir buse Gözünde bir damla yaş olayım Sev beni bitanem Hadi sevginle ağlat......
(29,03,2008 20:06)
SANA ÖZEL BU ŞİİRİM BİTANEM HEMENCİK YAZDIK ÇÜNKÜ YİNE AKLIMDA SEN VARDIN.....
SENİ HEP AYNI TUTKUYLA AMA DAHA BİR BAĞLILIKLA SEVECEĞİM....HERŞEYİM.............
Mar. 29
HaNdAn
wrote:
GERÇEKTEN SPACE İN ÇOK HOŞ CNM ;)
Oct. 22
Oº°_คяςђєร_°ºOwrote:
saol esracm yorum yasdığın için :: dınlenıcek bı ısım diye düşünüyorum ben şebnem ferah ı....
July 2
EsRawrote:
Beğendim spacesini gsl olmus.sen Sagopa yı dinlemiosn ya bnde zaten Emre Aydın dinlemiom
July 2
• Wai -wrote:
ho$
June 13
Oº°_คяςђєร_°ºOwrote:
YAŞAM isim kullanma isim kullanma dedikte bu kadar da demedık be kardeşimm...neyse ben biliyorum en azından senin yazdığını....anladım ben onu.....
June 8
mehmet kösewrote:
olum neler yaşadık bee...hani böbreklerimizi çalarlar hesabı,beyoğlunda kafamız güzel dolaştığımız günleri,çamlıca telefon kulubesi,ooo ooo neler neler...aslında en güzeli yazmamak hiçbirşey...ANLADIN SEN ONU!
June 8
|
October 28 EMRE AYDIN2 Şubat 1981`de Isparta`da doğdu. İlk öğretimi Isparta`da tamamladı. Antalya Anadolu Lisesi`nden mezun olduktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünde öğrenim gördü. 2002 yılında katıldığı SingYourSong beste yarışmasında grubu 6. Cadde`yle Türkiye birincisi oldu. Aynı yıl Universal Muzik tarafından yayınlanan toplama albümde "Dönersen" isimli şarkısıyla yer aldı. 2003 yılında grubu 6. Cadde`nin ilk resmi albümü yayınlandı. Aynı yıl gruptan ayrıldı. Solo kariyerinin ilk albümü "Afili Yalnızlık" Sony BMG Türkiye GRGDN işbirliğiyle Ekim 2006`da yayınlandı June 07 €urovision 2007 Dinlemek için şarkıcıların adına tıklamanız yeterlidir arkadaşlar...
April 07 aLışKANlıkGitgide alışıyorum sana Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz… Ellerin ellerimden uzaksa, nasıl güçsüzüm bilemezsin. Yanımda olduğun zamanlar; Sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, Alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun… Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan… Alışkanlıklar daima korkutur beni Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır. Fakat şimdi sana alışıyorum Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil, seni kendime alıştırmaktan korkuyorum. Bir gün, sana şimdi verdiklerimden daha değerlisini daha güzelini verememekten korkuyorum. Bir gün ansızın ölmekten ve seni bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum… Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin, Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı Bütün zamanlarımı zamanlarıma karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaratmalıyım seni Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı yarısı benim. “Bana alış” demeyeceğim. Nasıl olsa alışacaksın bir gün Şimdi çirkinliğimde güzellik bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla sevginle yepyeni bir “ben” yaratacaksın benden… İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler, almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum, Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime birazda utanarak itiraf ediyorum. Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor ayrı bir anlam kazanıyor Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde. Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni Durup durup dudaklarından öpmek geliyor içimden Saçlarını okşamak ellerini tutmak geliyor Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık. Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum. Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz, bir gün bulutların üstünde Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim. Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez. Açılmış bütün kuyuların derinliği İçimde seni bulduğum yer kadar derin değil. Alışkanlık; kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz Korkunç bir yangın yüreklerimizde Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev olmayan bir yerimiz kalmadı Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiçbir su bu ateşi söndüremez artık Nehirler, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğini biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak En mutlu olduğumuz yerde En güçlü de olacağız seninle! Bu bir sonun değil var oluşun başlangıcıdır… Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık! arches March 10 AVRIL LAVIGNEAVRIL LAVIGNE"Hiçbir şey ama sıradan" Avril Lavigne'i anlatırken kullanılabilecek en kibar söylem bu olsa gerek. February 21 I don’t need them any more I don’t need them any more So take my heart Take my pride with my faith I gave you all Keep ıt to your self They only loved you,because This much mad This much endless I don’t need them any more November 15 DuracaksınDuracaksın August 19 "I Won't See You Tonight Part 1"(Avenged Sevenfold)"I Won't See You Tonight Part 1" ''Yalnız ağla,ben gidiyorum'' -No more nights, no more pain ''Geceler yok,acılar yok'' -I've gone alone, took all my strength ''Yalnız gidiyorum,bütün kuvvetimi al'' -I've made the change, ''Tamamen değiştim'' -I won't see you tonight ''Görmeyeceğim seni bu gece'' -Sorrow, sank deep inside my blood ''Acı,kanımın derinliklerinde saplanmış'' -All the ones around me ''Etrafımdaki herkes'' -I cared for and loved ''Önemsediğim ve sevdiğim'' ''İçimde oluşturduğum'' -A place so dark, so cold, I had to set me free ''öylesine karanlık,öylesine soğuk bi yer ki,kendimi özgür bırakmak zorunda kaldım'' -Don't mourn for me, ''Yasımı tutma,'' -You're not the one to place the blame ''Suçlanacak olan sen değilsin'' -As bottles call my name I won't see you tonight ''Şişelerde ararken adımı görmeyeceğm seni bu gece'' ''Acı,kanımın derinliklerinde saplanmış'' -All the ones around me ''Etrafımdaki herkes'' -I cared for and most of all I loved ''En çok önemsediklerim ve sevdiklerim '' -But I can't see myself that way ''Ama kendimi öyle göremiyorum'' -Please don't forget me or cry while I'm away ''Lütfen beni unutma ya da ben uzaktayken ağla'' ''Yalnız ağla,ben gidiyorum'' -No more nights, no more pain ''Geceler yok,acılar yok'' I've gone alone, took all my strength ''Yalnız gidiyorum,bütün kuvvetimi al'' -I've made the change, ''Tamamen değiştim'' -I won't see you tonight ''Görmeyeceğim seni bu gece'' -So far away, I'm gone. ''Çok uzaklara,gidiyorum'' ''Lütfen bugece beni takip etme'' ''Ve ben yokken herşey yoluna girecek'' ''Nefes alamıyorum'' ''Ruhum kalbimi terketti bu gece'' ''Nefes alamıyorum'' -Essence left my heart tonight ''Ruhum kalbimi terketti bu gece'' June 15 нαкєтмє∂ıм ѕєηıвıℓıуσяυм ¢σк нαтαℓıу∂ıм ѕαηα вυ уαηℓışı вαѕтαη уαρтıм ... вєηı ѕєν∂ıη ∂єgєяıηı вıℓємє∂ıм .... αѕℓıη∂α вєη ѕєηı нıç нαк єтмє∂ıм.... ηє σℓυя вıя ѕσz ѕσуℓє уυzυмє вαкмα σуℓє .... ѕυѕυкυηℓυgυη уαкαя вєηı кαяѕıм∂α ∂υямα σуℓє.... нıç ѕєνмє∂ıм ∂є(нıç ѕєνмє∂ıм ∂є) кıяıℓмα∂ıм ∂є (кıяıℓмα∂ıм ∂є) ѕєηѕız∂є нαуαтı уαѕαяıм ∂є .... нıç αgℓαмαм ∂є(нıç αgℓαмαм ∂є) ѕαѕıямα∂ıм ∂є (ѕαѕıямα∂ıм ∂є)ѕєηı ѕıм∂ı∂єη υηυттυм ∂є.... April 30 sen vurdun da ben ölmedim mi?SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni Sense araya korkular koydun. Yasaklar koydun... Şimdi nerdesin diye sakın sorma Sen çağırdın da ben gelmedim mi? Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara, Yağmurlu havalara...Bu kasvetli akşamlara Sen varken Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına Otobüs duraklarına... Sen varken ayrılanlara ağlamazdım... Yıkılmazdım biten sevdaların ardından Gidenlere küsmezdim Kalanlara acımazdım... Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim Masumdum, çocuklar gibi Böyle delirmezdim-küfretmezdim... Hele ölmeyi hiç düşünmezdim. Simdi soruyorum sana Adı sevdaysa bu cehennemin Sen yaktın da ben yanmadım mı? Biliyorsun Bütün acılarına 'yeşil ışık' yaktım olmadıBütün korkularına'arka çıktım'olmadı Dağlara merdiven dayadım olmadı Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı Sevdim olmadı yandım olmadı taptım olmadı Artık benden aşkın biletini istediğin gibi kes Nasılsa gidiyorsun Biliyorum git..ardında Ağlayan bir çift göz Paramparça bir yürek Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan Çek silahını daya sırtıma Titrersem namerdim... Sen vurdun da ben ölmedim mi?
Ahmet Selçuk İlhan (thank's melike) February 19 sebnem ferah...12 Nisan 1972 yılında Yalova'da doğdu. Kırmızı elbiseler giyerek mahallede şarkılar söyleyen Şebnem Ferah'ın müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlamış. Şebnem'in müzikle tanışmasında ailesinin çok büyük rolü olmuş. İlk okulda enstrüman ve solfej dersleri almaya başlamış. Şebnem'in ailesinde hemen hemen herkes müzikle içiçe ve evin her köşesinde enstrüman olduğu için müzik konusunda bilgili ve hazır olarak atılmış piyasaya.
İlk okul yıllarında mandolin kursu alan Şebnem okul orkestrasında da solistlik yapmış ve bugüne dek hayatını müzikle bağdaştırmış. Liseyi Bursa Gemlik'te "Özel Namık Sözeri Lisesinde" yatılı bir öğrenci olarak okumuş ve bu dönemler Şebnem'in kendisini tanımasına, tek başına ayakta kalmasına yardımcı olmuş. Şebnem'in okul orkestralarında başlayan bu serüveni daha sonra küçük topluluklarla devam etmiş. Lise zamanlarında"Pegasus"adlı grubuyla beraber çalışan ama kafasında bir kız grubu hayali olan Şebnem, 80'lerin ortasında Bursa'da açılan bir stüdyo sayesinde Sedat abisiyle tanışmış ve bu hayalini 1988 yılında kurduğu "Volvox" grubuyla gerçekleştirmiştir. Müzik uğruna "Odtü Ekonomi" Bölümünü 2. sınıftan terk etmiş ve daha sonra İstanbul'a gelince "İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili Ve Edebiyatı" bölümüne kaydolmuş. 1994 yılında "Volvox" grubunun dağılması sonucu Şebnem Ferah bireysel çalışmalarına başlamış. Rahmetli sanatçımız Onno Tunç ve Sezen Aksu'nun keşfi sonucu Underground ortamdan daha Ferah bir ortama kavuşmuş. Daha sonra "15 Kasım 1996 Cumartesi" günü "KADIN" adlı ilk solo albümünü çıkardı. İlk videosunu "Vazgeçtim Dünyadan" adlı parçasına çeken Şebnem, Rock müzik piyasasını yeni bir döneme soktu. Çıkışıyla büyük bir sansasyon yarattı. Gerek kaset satışları gerekse video klibiyle uzun süre listelerde bir numara olarak boy gösterdi. Daha sonraları "Yağmurlar", "Bu Aşk Fazla Sana" ve "Fırtına" adlı şarkılarına klip çekti. İlk konserini "04 Nisan 1997" de "İzmir Ege Üniversitesi" nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000 kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir'deki konserin ardından Türkiye'nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı. Tabii ki Şebnem`in yaşadığı çok büyük acılar da oldu. 1998 yılında Ablası Aycan Ferah`ı yitirdi. Üzüntülü bir dönemin ardından 2.5 yıllık bir aradan sonra "24 Haziran 1999 Perşembe Günü" ikinci albümünün ilk klibi "Bugün" müzik kanallarında boy göstermeye başladı ve tarih "30 Haziran 1999 Çarşamba" yı gösterdiği zaman "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı ikinci albümünü yine sansasyonlu bir şekilde bizlere sundu. İlk albümünde olduğu gibi ikinci albümünde de İskender Paydaş ve Pentagram ekibiyle çalışan Şebnem yine herkesi üzerine yoğunlaştırdı. Çok samimi sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler yine hafızamıza kazınacak ve aklımızdan asla silinmeyeceklerdi. Albümün ikinci videosu "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" şarkısına geldi, klibin yönetmenliğini Hakan Yonat yaptı. İkinci albümün ardından yine araya uzun bir stüdyo dönemi girdi. Bu arada acılar Şebnem`in peşini bırakmadı. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde Babası Ali Ferah`ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha da sıkı sarılmayı tercih etti. Böylece "03 Ekim 2001" tarihinde "Perdeler" adlı üçüncü albümü yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki albümde Şebnem, İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. Bu albümden ilk video, albümle aynı adı taşıyan "Perdeler" şarkısına çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra "Sigara" şarkısı da, renkli camda boy göstermeye başladı. İki yıl aradan sonra, tarih "12 Mayıs 2003 Pazartesi" yi gösterdiğinde, yeni albümünün ilk videosu "Ben Şarkımı Söylerken" müzik kanallarında dönmeye başladı. "15 Mayıs 2003 Perşembe Günü" "Kelimeler Yetse" adlı muhteşem bir albümle Şebnem tekrar aramıza dönmüş oldu. İlk klibiyle kendinden oldukça söz ettirmeyi ve yine yeniden gündeme oturmayı başardı. Röportajlar, Tv programları derken kendini yoğun bir temponun içinde bulan Şebnem, bu yoğun temponun arasında Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler ve Mayın Tarlası’na da klip çekti ve yeni albüm çalışmalarına başlayana dek Türkiye'nin bir çok şehrinde konserler verdi... Sessiz sedasız geçen bir yılın ardından, “5 Temmuz 2005 Salı günü” bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. albümü “Can Kırıkları”nı yayınlayarak yeniden piyasaya damgasını vuran Şebnem Ferah, ilk klibini de albümle aynı ismi taşıyan şarkısı “Can Kırıkları”na çekti. Son albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz 2005 günü Parkorman’da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicilerine kavuşan Şebnem’in yeni albüm konserleri de bu sayede başlamış oldu. Çok geçmeden “Çakıl Taşları”na ikinci video klip geldi. Katıldığı programlarda birçok klip ve konser müjdesi veren Şebnem’in, konser maratonu halen devam etmekte... Albümleri dışında da Şebnem Ferah’ı pek çok farklı çalışmada görmemiz mümkün. Kimi sanatçıya geri vokalleri'yle, kimisiyle de düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra birçok film ve reklam müziği'ni de seslendirmiştir. Aynı zamanda diğer sanatçılarla beraber yardım konserleri vermek gibi pek çok faaliyette de bulunmuştur. Kısacası Şebnem varolduğu günden bu yana bir çok eşsiz başarıya imza atmıştır. Kendi ruhunun müziğini bulup, seçtiği yolda emin ve sağlam adımlarla yürümeyi başaran, içi doldurulmuş boş şarkıları değil hayatın gerçeklerini yansıtan şarkılarını, eşsiz sesini bizlere sunan ve en önemlisi dinleyenlerine Yüreğinin Tümünü açmaktan çekinmeyen, daima Samimi Duygularını paylaşan Gerçek Müzisyen Şebnem Ferah'a binlerce teşekkürler. Diğer İnsanları Bilmiyoruz Ama Biz Büyüyoruz Seninle, Şarkılarınla, Müziğinle hazırlayan: mst sebnem ferah:...Düşle : Şebnem Ferah bir marka oldu artık, Türk Rock’ı denildiğinde akla gelen ya da gelmesi gereken ilk isim.. Bu nedenle bir yük alıyor musunuz omuzlarınıza albümlerinizi hazırlarken..?
Şebnem Ferah : Albümlerimi hazırlarken ya da müzikle ilgili herhangi bir aktivitenin içindeyken; dinleyicilerin beklentilerinin yüksek olduğunu bildiğim için bazen omuzlarımda bir yük varmış gibi hissettiğim oluyor. Ama bu kötü ya da taşımak istemediğim türden bir yük değil. Bir Şeyleri iyi yapmak istediğiniz zaman ilgilenmek gereken ayrıntılar nicelik olarak da, nitelik olarak da artıyor, fazlalaşıyor. Ama diğer taraftan ben bundan büyük bir zevk de alıyorum.. Düşle : Albümlerinizin değişkenini ne olarak görüyorsunuz..? Dinleyenler elbette sözlerde, müzik alt yapısında değişiklikler seziyorlar.. Şebnem Ferah : Kendi müziğimi yaptığım ve kendi sözlerimi yazdığım ve prodüktörlüğünü de kendim üstlendiğim için değişiklik yaratan şey “kendimi geliştirmek” olmak durumunda kalıyor.. Müzikal olarak da, şarkıcı olarak da.. Ama bunun yanı sıra birlikte çalıştığım müzisyen arkadaşlarımın etkileri de çok büyüktür. Hepimizden çıkan şeyin ilk önce bizi mutlu etmesi için dürüst ve objektif bir şekilde kendimizi her anlamda geliştirmeye çalışıyoruz. Bunlar da her albüme değişiklikler katıyor.. Ben şuna inanırım : Çalışırsanız ve yetilerinizi aktif tutarsanız, ne yapmak istediğinizi de kafanızda hayal edebiliyorsanız hayat her anlamda kendiniz için de , etrafınız için de, tatmin edici olabilmek yolunda kolaylaşabiliyor.. Düşle : Bu bağlamda Şebnem Ferah’ın kendini tekrarladığı konusu hiç açılmadı bile.. Özünü koruyan, ama hep farklı bir Şebnem Ferah görüyoruz. Yenilenişi söze ve müziğe yansıtırken, özünü koruyarak değişim nasıl gerçekleşiyor..? Şebnem Ferah : Az önce söylediklerim yine geçerli. Ben kendimi sadece müzikal açıdan değil, insan olarak da geliştirmeye çalışıyorum. Beraber müzik yaptığım arkadaşlarım da öyle. Bu da yaptığımız şeye yansıyor sanırım. Bu arada elbette stüdyoya kapandığımız zaman bir sürü detay için kafa patlatıyoruz müzikal olarak, ama işin özü bence kişisel gelişim. Buna hayatta değer verdiğimiz zaman sanki her şey kendiliğinden akması gerektiği gibi akar gibi geliyor bana.. Düşle : Genel olarak Türkiye’de yapılan müziğin ifade ettiği şey ne sizin için..? Şebnem Ferah : Hiçbir tür genellemelerde bulunmuyorum. Çok değerli , özenli, işini iyi yapan şarkıcılar var Türkiye’de. Onların kişisel başarılarını ve yeteneklerini büyük bir kalabalık içinde değerlendirmeye çalışmak gereksiz.. Çünkü dünyanın her yerinde, en gelişmiş ülkelerinde bilemüzik sektörü bütün uçları, iyileri, kötüleri, kısa vadeli başarıları, uzun vadeli başarıları.. hepsini bünyesinde barındırıyor.. Ben bu kalabalıkla değil, işini yıllardır büyük bir özen ve incelikle yapan müzisyen büyüklerimi öncelikli olarak algılamayı, becerebilirsem de onların tecrübelerinden kendime pay çıkarmayı seviyorum. Bunun dışında ülkemizde üretilen her şeyi takip ettiğimi pek söyleyemem zaten.. Düşle : Peki, Türkiye’de rock adına yapılanları ne denli başarılı görüyorsunuz..? Şebnem Ferah : Ülkemizde rock müzik yapmak, müzisyen olarak hayatınızı bu yolla kazanmak inanın çok kolay bir şey değil.. Bu yüzden saygı duyuyorum bütün arkadaşlarıma. Düşle : Sizin yaptıklarınız müzikal açıdan yabancı, sözler açısından tanıdık. MTV’nin karmasında her şarkıyı alanlar da sizin müziğinizi dinliyor, tabanda bulunan her türlü rock-alternatif-yer altı dinleyicisi de.. sizce bunun sebebi ne..? Şebnem Ferah : Bunu hiç oturup düşünmedim. Ama yaptığım şeyi düzgün yapmaya çalışıyorum.. Ben de müzisyen arkadaşlarım da her şeyden önce güzel müzik yapmaya çalışıyoruz.. Yazdığım sözlere gelince; ben kafamı yastığa koyunca aklıma gelen, kafamı karıştıran şeyleri yazmayı seviyorum ve yazarken de içimden geldiği gibi yazıyorum. Galiba insanların kafalarını yastığa koyduklarında düşündükleri şeyler birbirinden çok farklı değil, hepimiz yaşayıp gidiyoruz sonuçta. Bunların toplamı da benim birilerine ulaşmamı sağlıyor sanırım. Ama inanın bunlar benim de şimdi düşünürken saptadığım şeyler. Önceden bir şeyler kurgulayıp belirli bir yerlere ulaşmanın işin bütün büyüsünü, samimiyetini yok ettiğini düşünüyorum çünkü.. Düşle : Sınıflandırmak pek hoş değil, ama siz dinleyicilerinizi nasıl görüyorsunuz peki; popülist mi, fanatik mi, rock dinleyicisi mi..? Şebnem Ferah : Evet sınıflandırmak pek hoş değil. Benim şimdiye kadar gözlemlediğim seçici oldukları. Yani kendi kriterlerine uygun ve özenli olduğuna inandıkları şeyleri seviyorlar. Ama bunun ötesinde bir şey söyleyemem. Zaten bu söylediklerim de daha çok hissettiğim şeyler. Somut verilerim yok. Düşle : Sadece vokalden ve sözden öte sağlam bir müzikal altyapı var arka planda.. Müzik yaratısının odağı siz misiniz..? Şebnem Ferah : Söylediğim gibi albümlerimin prodüktörlüğünü kendim yapıyorum, bu da elbette odak noktası haline getiriyor beni.. Ama arkadaşlarımın yeteneklerini ve yaratıcılıklarını, daha doğrusu bünyelerinde teknik olarak da ruhen de barındırdıkları tüm değerleri görmezden gelemeyiz.. Benim işimin en önemli bölümlerinden biri şarkılarımı doğru hissetmelerini sağlamak , bunu hayal etmelerini sağlamak. Stüdyoya girip şarkıları düzenlemeye başladığımız zaman, sinema yönetmeni gibi kafamdakileri doğru aktarmaya çalışıyorum. Çok uzun ve derin arkadaşlıklarımız olduğu için de onlar da tüm duygularını ve müzikal birikimlerini koyuyorlar ortaya.. Her şeyden öte biz beraber müzik yapmayı, çalmayı çok seviyoruz. Bu da bir şekilde yansıyor diye düşünüyorum. Yani zorunluluktan değil, severek yapmanın olumlu bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Düşle : Bir okuyucumuz yeni albümünüzle ilgili tanıtımın altına şöyle bir yorum bırakmış: “Şebnem Ferah albümün adıyla, bir şekilde edebiyatın ulaşmaya çalıştığı noktayı da söylüyor: Kelimeler Yetse.. Kelimelerin yettiği gün o artık kendini tüketmiştir demek.” Kelimeler yetse.. bu söylev sanki yürekte düğümlüyor anlatılmak istenenleri. Şebnem Ferah : Çok doğru.. İnsan öyle bir şey ki, aklınıza gelen tüm araçlar -ki kelimeler de araç- duyguların yanında sönük kalıyor hep.. iki insanın birbirinin gözünün içine bakıp, hiç konuşmadan bir şeyler paylaşması bazen bütün kelimelerin, cümlelerin efendisi olmaz mı..? İşte işimi bu yüzden seviyorum zaten.. Duygularla ilgilenmek insana o kadar büyük bir yaşama alanı sağlıyor ki asla bitmeyecek, sonuçlandırılamayacak, hep ilgilenebileceğiniz bir dolu şey.. Düşle : Yine bir okuyucumuzun albümünüzle ilgili tanıtımın altına bıraktığı yorumdan alıntılıyorum: “Şu bilinmeli ki Şebnem Ferah, Türkiye’ye fazla geliyor.Albümlerindeki şarkılar teker teker incelenirse onun söz yazarı değil, adeta şair olduğu söyelenebilir.” Sözler ne kadar önemli sizin için..? Şebnem Ferah : Benim için sadece albüm yaparken değil, günlük hayatta da iletişimin, dolayısıyla kurduğumuz cümlelerin önemi çok. Albüm için çalışırken bir kat daha önemli elbette. Bu arada ben müziğin tek başına da bir çok duyguyu anlatabildiğine inananlardanım. Enstrümantal albümler dinlemeyi de çok severim. Müzik o kadar güçlü bir şey ki başlı başına; onun yanına basma kalıp sözler koymaya çalışmak, insanları oyalamak gibi geliyor bana. Müziğe; yanına koyduğunuzda cılız kalmayacak şeyler yakışır bence.. Ben de elimden geldiğince bunu yapmaya çalışıyorum. Düşle : Edebiyat dergisi olarak sözlerin üzerine çok fazla düşüyoruz… Bu bakımdan neler okuyorsunuz ya da yaşadıklarınızın ötesinde yazınsal yaratılarınızdaki çağrışımları nerelerden alıyorsunuz..? Şebnem Ferah : Hayatı olduğu gibi kabullenerek yaşıyorum. Bu zaten o kadar büyük bir okul ki..! Duygularımı, düşüncelerimi, içimden gelen ve geçen her şeyi dinliyorum, notlar alıyorum. Kitap kurdu değilim, ama okuduğum şeyleri de gerçekten öğrenmeye, bütün gerçekliğiyle algılamaya çalışıyorum. Aynı kitabı 5 kez okuduğum olur. Hiç sıkılmam. Ama asıl malzemem sanırım kalbim, hayatım, öğrendiklerim ve öğrenmeye çalıştıklarım. Bir de konsantrasyon çok önemli. İstediğiniz kadar okuyun, film seyredin, her şeyi yapın ama konsantre olmayınca pek bir anlamı olmuyor sanırım. Düşle : “Kelimeler Yetse..” albümünde seslendiğiniz `bir’`i var sanki. Durumu magazinleştirmeyeceğim, `sanatın, aşkın kırgınlığıyla doğduğuna iyi bir örnek` bu albüm; peki `bir`’i imge mi yoksa realite mi..? Şebnem Ferah : Yazdığım her şeyde gerçeklik payı olmuştur, ama müzik yapıyorsanız hayal gücü de çok ciddi bir kaynaktır. Bu albümde daha çok dertleşir gibi bir anlatım olduğunu düşünüyorum, ama hayal gücümü kullandığım zamanlar da çok.. Her türlü duyguyu kendi hissettiğim gibi anlatmaya çalıştım. Düşle : “Kelimeler Yetse..” henüz tazeliğini koruyor, uzun bir müddette koruyacak gibi.. Yine de sormalı, yeni albüm şekillenmeye başladı mı..? Şebnem Ferah : Yeni bir şeyler karalamaya başladım ama yeni bir albüm için düşünmeden önce şiddetle dinlenmem ve biraz kendime zaman ayırmam lazım. Çünkü albüm çıktığı günden beri hayatımın en yoğun dönemini geçiriyorum. Düşle : Konser haberlerinizi afişlerden, sizinle ilgili haberleri de tesadüflerden öğreniyoruz genellikle. Şebnem Ferah’ın neden bir internet sitesi yok..? Şebnem Ferah : Benim hazırlattığım resmi bir sitem yok. Ama beni dinleyen arkadaşlarımızın hazırladığı, uzun yıllardır da var olan bir site var. Oradan her türlü etkinlik haberini almak mümkün. Birkaç site daha hazırlanmış hatta.. Ama bunun dışında konserler en çok afişleme ve basın yoluyla duyuruluyor. Şehir etkinliklerinin yer aldığı sitelerde de hep duyuruluyor.. OKURLARIMIZDAN GELEN SORULAR Ercüment Adalıoğlu : Hala aşık olabiliyor mu..? (Hiç olmadım ki demesine izin vermeyin.) Şebnem Ferah : Olabileceğimi düşünüyorum. Aşk insanın kararlarının ötesinde bir şey çünkü.. Semra Eroğlu : Erkan Oğur’u dinler miymiş..? Şebnem Ferah : Çok saygı duyduğum, sevdiğim, çok değerli olduğunu düşündüğüm müzisyenlerden bir tanesi.. Ebru Ekmen : Onun için özel olan şarkısının adı ne..? Şebnem Ferah : Bütün şarkılarım benim için özel. Ayırım yapamıyorum.. Ali Osman Ünal : Son parçalarında tabiri caizse, dişiliğin çok daha fazla ön plana çıktığını ve daha fazla temponun arttığının farkına varmış bulunuyorum. Bunun nedenini sorabiliriz.. Ayrıca adı, Türkiye’nin gizli kabilesi adlı bir sitede, gizli Yahudiler başlığı altında yer alıyor bununla ilgili yorumlarını öğrenmek isterim, gerçekliği söz konusu mu..? Şebnem Ferah : Kastettiğiniz şey şarkı sözlerimdeki bazı keskin cümleler ise, bunları dişilik değil, daha çok insani duygularla yazdım. Yani bir erkek de benzer yoğunluklar yaşayabilir diye düşünüyorum.. Gizli Yahudiler konusunu hayatımda ilk kez duyduğumu söyleyebilirim..!!! Adem Bayraklı : Yanlış bilmiyorsam Volvox’un yaptığı kayıtlar hala mevcut kendisinde; zor biliyorum ama bir şekilde paylaşıma sunmayı düşünüyor mu..? yoksa o’da “gençtik yaptık bir şeyler ancak o eskide kaldı..” diyenlerden mi..? Şebnem Ferah : Volvox döneminde profesyonel koşullarda tek parçalık bir kayıt yaptık ama paylaşmak için değil kendimiz için.. Ercüment Adalıoğlu : En son okuduğu üç kitabı ve en son aldığı üç albümü merak ediyorum. Çok absürd ise hiç sormayalım da derim. Fakat en azından kimleri okuyor ya da etkilendiği yazarlar kim bilmek isterdim.. Şebnem Ferah : Şu anda “12. Gezegen” adlı kitabı okuyorum. Zecharia Sitchin’in kitabı. Son aldığım albüm ise Sertab Erener’in yurt dışı için çıkardığı albüm. Şebnem Ferah : O kadar güzel Sorular hazırlamışsınız ki, keşke sohbet edebilseydik. Umarım bu yolla da olsa tatminkar olur. Çok teşekkür ederim. Başka bir zaman görüşmek üzere.. Kendinize iyi bakın.. sevgiler.. Şebnem. Düşle : Bizde Düşle Edebiyat dergisi olarak, röportajın gerçekleşmesine yardımcı olan Buket Doran’a ve sorularımıza vakit ayırıp, yanıt veren Şebnem Ferah’a çok teşekkür ediyoruz.... hazırlayan: mst |
|
||||||||||||||||||||||||||
|
|